15 Nisan 2019 Pazartesi

MALEFİCENT



Merhaba sevgili okur:)



Bu yazımda Walt Disney karakterlerinden Angelina Jolie'nin harika bir şekilde oynayarak ruh kattığı "Maleficent"  filminden bahsetmek istiyorum.


Oldum olası fantastik filmleri çok sevmişimdir.Bu filmde benim sevdiğim filmler arasına girdi izler izlemez...





maleficent film,angelina jolie


Bir kere en başta Angelina Jolie'ye yani filmdeki Maleficent yapılan makyajı çok beğendim.Yüz hatlarını tamamen değiştirecek bir makyaj yapılmış, sonrasında filmdeki efektler, fantastik yaratıklarla görsel açıdan doyurucu olmuş...



        Film Maleficent adlı bir periyi anlatıyor, aslında bu peri hepimizin bildiği uyuyan güzelin cadısıdır, yani ona büyü yapıp yüz yıllık uykuya yatıran kötü bir peridir.Fakat bu filmde acayip güzel bir farklılık var o da şu, "olaya bir de cadı gözüyle gördüğümüz karakterin penceresinden bakalım" temasıyla yapılmış bir film. Bu açıdan bakıldığı için olsa gerek ki filmde Maleficent hiç kötü değildir ve aslında prensesi kendi kızı gibi sevmektedir kendine itiraf edemese de...

        Maleficent her çeşit güzelliği içinde barındıran Moors ülkesinde yaşayıp gitmektedir. Daha küçük bir kızken Stefan adında küçük bir çocuk onun ülkesine hırsızlık yapmaya gelmiştir. Maleficent onu yakalar ve çaldığı şeyi geri alır daha sonra sohbet eder ve arkadaş olurlar..Stefan sık sık gelmeye devam eder kızın yanına derken aralarında bir aşk başlar ve Maleficent bu adama aşık olur..

        Stefan ise farklı düşüncelerdedir, onun o zamana kadar hep istediği tek bir şey vardır, hem öksüz hem yetim olan bu adam bir gün kendi ülkesinin kralı olmak istemektedir. Maleficent onun bu davranışlarını gördüğü zaman insanlardaki bu hırsa ve doyumsuzluğa hiç anlam veremez. Bir zaman sonra Stefan'ın ülkesindeki kral Moors'a savaş açar ve oradaki zenginleri almak ister. Fakat Maleficent güçlerini kullanarak onları bozguna uğratır. Kral artık yaşlı olduğu için yerini alacak birini bulmaya çalışır ve bu kişi ancak Maleficent'i yendiği zaman Kral'ın yerine geçebilecektir. 

       Stefan bu haberi duyar duymaz harekete geçer ve Maleficent'in yanına gidip kendisine olan ilgisini de kullanarak onu kandırır ve uyutur, tam öldürecekken vicdanı ağır basar ve yapamaz. Kral'a kanıt götürmek için de Maleficent'in kanatlarını kesip yanında götürür. Kanatları gören kral ona tahtını verir ve Stefan amacına ulaşır...

      Maleficent aşkına karşılık gördüğü bu ihanetin ardından acılar içinde kalarak her şeyden nefret etmeye başlar ve onun nefretiyle birlikte her yeri rengarenk, ışıltılı Moors ülkesi karanlık, korkunç bir yer olur...

       Maleficent zaman içinde evlenen ve çocuğu olan Stefan'ı izler ve ondan intikam almak istemektedir. Bu nefret ve intikam hissiyle Kral'ın yeni doğmuş bebeğini büyüler. Bu büyüye göre prenses 16 yaşına gelince eline bir çıkrık iğnesi batarak ölüm uykusuna yatar ve bu büyü sadece gerçek aşk öpücüğüyle bozulabilir...

Veee beklenen final...😜
 Beyaz atlı prens gelerek prensesi öper ve uyandırır. İki aşık sonsuza dek mutlu yaşarlar...

                                                        😇😇😇


                                                     mı acaba?

      Filmi yazmaya başlarken farklı demiştim, şimdi öyle bir filme böyle bir final olur mu hiç? Film ezber bozan bir yapım olduğunu finaliyle de kanıtlıyor.
Çünkü uyuyan güzelimiz prensin değil Maleficent'in öpücüğüyle uyanacaktır...

      Ben bu filmdeki cadıyı çok sevdim😈  bunda Angelina Jolie'nin oyunculuğunun rolü çok büyük oldu tabii ki...Ama filmin önermesinin de vuruculuğu tartışılmaz. Kalbi sevgiyle dolu bir iyilik perisi nasıl cadıya dönüştürülür onu görmüş oluyoruz. Film fantastik olsa da normal hayata dair dersler, alt metinler barındırıyor. "Hiçkimse özünde kötü değildir, kişinin yaşadıkları onu kötü yapar" mottosu taşıyor. Neyse ki özünde peri olan Maleficent'in de cadılık evresi pek uzun sürmüyor ve prensesin sevgisiyle tekrar peri oluyor...İşte mutlu son dediğin böyle olur.💪
                                     
    Bu film 2014'te vizyona girmiş ilk film, ikincisi de 2019-2020 gibi gelecek ben de merakla bekliyorum.

  Özellikle fantastik film severlere şiddetle tavsiye ederim.💀


1 Nisan 2019 Pazartesi

Hayy Bin Yakzan VS Robinson Crusoe


hayy bin yakzan,, ibni tufeyl

   Herkese merhaba...🙂
         Bugün sizlerle önceden okumuş olduğum kitaplardan birini öneri-yorum kategorisinde işlemek istiyorum. Kitabın adı Hayy Bin Yakzan... Kendisi kitapta anlatılan kahraman, adı oldukça tuhaf öyle değil mi? Peki ya Robinson Crusoe ? Onu herkes tanıyor tabii. Kitabı daha doğrusu hikayeyi daha önce duyanlar var mı merak ediyorum çünkü ben ilk kez duydum.Ardından da merak edip kitabı okudum. 
İbni Tufeyl'in yazmış olduğu bu kitap temelde bir hikayeye dayanıyor. Bu hikayeyi de biz tek başına bir adada yaşayan robinson crusoe hikayesinden biraz  aşinayız. İşin aslı Robinson 'un bu ada hikayesine ilham veren de Hayy Bin Yakzan hikayesiymiş bunu gördüğümde çok üzülmüştüm çünkü Robinson hikayesini dünya üzerinde bilmeyen yoktur fakat ondan yıllar önce  ve ondan örnek alınarak yazılmış Hayy Bin Yakzan'ı ise kaç kişi biliyor ?😑

 İbni Tufeyl kendi döneminde bir islam filozofu olarak biliniyor. Felsefe konularına olan ilgisi bir yana kendisi tıp alimi ve cerrah aynı zamanda da hukukçu(eski insanlar ne kadar da donanımlı 👏). Yazar bu kitapta doğada yalnız olan hiçkimseyle bir bağlantısı olmayan bir kişinin 
(bu kişi Hayy Bin Yakzan oluyor) tek başına kendisini ve yaratıcıyı bulma macerasını anlatıyor. Hayy bin Yakzan'ın ilginç hikayesi çok etkileyici bir biçimde anlatılmış kitapta, hikaye nasıl doğduğu ile başlıyor.Bu konuda iki farklı senaryo var(burası çok hoşuma gitmişti) birincisi iklim koşullarının ılıman olduğu bir bölgede çocuğun anasız ve babasız bir şekilde çamurda kendiliğinden dünyaya gelmesi, öyle ki o bölgede "vakvak" adında meyvesinin kadına benzediği ağaçlardan da söz ediliyor. Evet her ne kadar kulağa çılgınca gelse de birinci varsayım bu, tabi bu bir kurgu hatta romanın kendisi hayal ürünü zaten. İkinci varsayım mantığa daha uygun, bir adada hüküm süren zalim bir sultanın kardeşini evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen evlendirmemesi üzerine kardeşi de  sevdiği kişiyle gizlice evlenerek Hayy Bin Yakzan'ın doğurur. Ardından sultanın yapacaklarından korkan kadın bebeği bir sandığa koyarak denize bırakır ve o gece suların kabarması olayıyla  bebek ıssız bir adaya kadar sürüklenir ve hikaye başlar. İkinci, senaryo çok tanıdık gelmiştir bildiğimiz eski zaman filmlerindeki bebeği kurtarma yolu 😊  

İki varsayımdan birini tercih edebiliriz. Tercihimizi yaptıysak hikayeye devam edelim. Hayy doğduktan sonra ya da adaya düştükten sonra bir ceylan tarafından bulunur ve ceylan ona kendi yavrusu gibi bakar. Çevresini keşfetmeye başlayan çocuk ilk olarak taklit etmeyi öğrenir. Etrafındaki hayvanların seslerini mükemmel şekilde taklit eder. Zaman içinde bitkileri inceler, hayvan anatomisini öğrenir ,kendisine annelik eden ceylanın ölümüyle ölüm olayını anlamaya çalışır hatta baktığı zaman her azasının yerinde olduğunu gördüğü annesinin neden cansız olduğunu anlamlandıramaz ve iç organlarını, kalbini açarak bakar. Buradan hareketle ruh kavramını sorgular ve yaratıcıyı bulmaya çalışır. Buradaki arayışı da öğretilmiş veya toplumdaki gelenekselleşen bir inanç kavramı dışına çıkmaktadır. Çünkü sadece kendi başına ve bilimsel gerçeklerle yaratıcıyı bulmaya çalışmaktadır. Romanın en güzel yerlerinden birisi bu kısım kesinlikle okunması gerekiyor o yüzden yüzeysel geçiyorum. Bu şekilde araştırmalarla sadece doğa kitabını okuyarak sonuçta yaratıcıya ulaşarak Kamil insan olma mevkisine gelmiştir. Hikaye burda bitmez tabii ki artık kendi keşfettiği yaratıcısını bir de normal insanlar gözünden görecektir. 

Romanın devamında yeni bir karakterle karşılaşıyoruz. Bu kişi Absal'dır. Absal dini anlamda üstüne düşen vazifeleri yerine getirmeye çalışan biridir. Bunun için de insanlardan soyutlanması gerektiğine inanır. Absal'ın geldiği yerde dinin toplum içinde yaşanması gerektiğine inanan Salaman adında bir arkadaşı vardır. 
Bu iki arkadaş yaratıcının kitabını yaşantılarına uygulayan ve her türlü dini vecibeleri yerine getiren 

arkadaşlardır. Fakat Absal kitaptaki soyut imgeleri ve içsel meseleleri anlamaya çalışırken Salaman
dışsal ögeleri önemser bu yüzden de yapması gerekenleri yapmak ona yetmektedir. Absal ise kendi 

ruhsal doyumunu sağlayabilmek için herkesten uzaklaşır. Bunun için de ıssız bir adaya gelerek Hayy ile karşılaşır. Böylece ilk kez bir insanla karşılaşmış olur kahramanımız. Absal Hayy ile konuşmaz onu normal bir insan zanneder ve inzivaya çekilir, dua eder. Hayy ise ilk kez böyle bir canlı görmüş olduğu için çok merak eder ve beden diliyle bildiği iletişim kurma şekilleriyle Absal'ın peşini bırakmaz. Sonunda ikisi birbirlerinden çok şey öğrenirler Hayy kendi keşfettiği yaratıcının kitaptakiyle örtüştüğünü farkeder ve dini vecibelerini yerine getirmeye başlar. Hayy , Absal'la birlikte geldiği adaya döner. Burada toplumla kaynaşan Hayy herkese bildiklerini, keşfettiği şeyleri kendi kendine bulduğu yaratıcıyı anlatmaya çalışır. Fakat çok geçmeden oradaki insanların çok düşünmeden yaşadıklarını, taklit etmenin onlara daha kolay geldiğini görür.  Bu insanların dünya mevzuları içinde ne denli boğulduklarını, hakikat ile ilgili bir şeyler bilmekten nasıl kaçındıklarını acı bir şekilde farkeder. Bir zaman sonra oradaki insanların gözünde bir deli olarak algılanmaya başlar. Herkesin hakikati anlamaya uygun olmadığını söyleyen arkadaşı Absal'a hak verir ve pes eder.En sonunda iki arkadaş tekrar adalarına dönerler ve orada ömürlerinin sonuna kadar hakikatin peşinden ayrılmadan yaşarlar. 

Bu romanı anlayabilmek ve tam anlamıyla çözümleyebilmek için bir kaç kez okumak gerekiyor. Ben çok kısa bir biçimde anlatmaya çalıştım ama bu kadar derin bir romanı ancak okuyarak anlayabiliriz. Ben denizi havuza sığdırmaya çalıştım desem yalan olmaz. İnsanı düşünmeye sevk eden hem ilginç hem de inanç anlamında tatmin edici bir eser olmuş. Ayrıca Dünyanın ilk felsefi romanı olarak kabul ediliyor ve aslında bu hikaye , bu kurgu İbni Tufeyl'in kendi felsefesini sembolize etmek için yazılmış. Kitaplığınızda kesin bulunması gereken eserlerden...

Not: Kitabı alırken inceleyerek alın çünkü bazı versiyonlarında arapça kelimelerin yoğunluğundan ne yazdığını anlamakta zorlanabilirsiniz.

24 Mart 2019 Pazar

GET OUT (KAPAN) FİLMİ VE SİYAHİLER

       Herkese merhabalar...Uzun süredir film yorumu yapmıyordum. Geçtiğimiz haftalarda izlediğim ve beni etkileyen filmlerden biri oldu Get out filmi..
get out ,kapan filmi

      Şimdiye kadar filmlerde ya da tarihte gördüğümüz köleleştirme yöntemlerini tamamen unutun. Bilimkurgu türündeki bu film orijinal bir senaryoya sahip olmakla birlikte başarılı oyunculuk performanslarıyla da kaliteli bir yapım olmayı başarmış. 
 
      Film yüzyıllardan beridir her anlamda sömürülen ,ikinci sınıf insan muamelesi görüp hakları ellerinden alınan bir dönem insan yerine bile konulmayan (help, zincirsiz ve daha bir çok filmde gördüğümüz kadarıyla) siyahilerin köleleştirilmesini konu alıyor. Şu an çok modern bir toplumda yaşıyoruz ya hani kölelik diye bir şey kalmadı artık herkes eşit fırsatlarda falan zannediyoruz. Dışımız değişti belki ama içimiz hala beş yüz yıl öncesinin ilkelliğinde dedirtiyor bu film. Yıllar önce siyahilerin zincire vurulduğu, satılıp alındıkları , sadece şanslı olanların en fazla hizmetçi ya da işçi  olabildiği bir dünyada siyahi olmak çok korkunç değil mi?  

       Ama değilmiş bu durumdan daha korkunç olanı da olabilirmiş. Filmde daha kötü bir dünya görüyoruz. Çok eskiden yapılan işkencelerde en azından teknoloji gelişmemişti insanları bir yere kadar kullanabiliyorlardı ama filmde teknolojinin gücüyle yapılmış bir köleleştirme sistemi var. Bir aile var ailede esas kızın annesi psikolog, babası beyin cerrahı, kardeşi de şiddete eğilimli bir psikopat. Bu kızın sevgilisi var sevgilisi siyahi ve bedensel olarak güçlü biri. Olay kızın sevgilisini ailesiyle tanıştırmaya götürmesiyle başlıyor. Aile çok normal gibi davransa da esas oğlanın zamanla etrafta bulunan siyahi hizmetçi ve bahçıvanın (ya da dışardaki ev işlerini yapan yardımcı)  garip hareketlerini gördükçe şüphelenmeye başlar yavaş yavaş bir tuzakta olduğunu farkeder ve artık emin olduğunda çok geç olmuştur. 
      Ailenin köleleştirme yöntemi kan donduracak kadar korkunç bir şeydir.Ya insan izlerken durmadan yetmedi mi bu insanlara yapılanlar diyor ama işte klasik insanoğlu acımasızlığı... Oyun şu şekilde işliyor esas kız avına düşürmek istediği siyahi adamı ya da kadını bulur yakınlaşır güvenini kazanır ve aileye getirir. Ailede anne hipnotize edip benliğinden soyutlar yani kişinin sadece bedeni kalır kendince bir şey diyemez, yapamaz ama vücudu iş görür bu yüzden burada beyin cerrahı devreye girer kurbanı en fazla para veren satın alır, son işlem kurbanın beynini açıp çipler aracılığıyla satın alan kişinin bilincini kurbana aktarır. Böylece parayı verip kurbanı satın alan kişi, yepyeni ve güçlü bir bedene kavuşmuş olur.  Yani bi çalmadıkları bu insanların bedeni kalmıştı onu bile aldılar...😠 Sanki gerçekmiş gibi anlatıyorum değil mi ? Halbuki bu sadece bir kurgu sıradan bir film...
        Umarım öyle de kalır ama işte teknoloji bu denli gelişmişken yapılamaz mümkün değil demek
de doğru olmuyor. Burada yine bizi kurtaracak olan düzgün ve erdemli bir insan olabilme ihtimalidir...

     
         Her ne kadar kafada farklı soru işaretleri bıraksa da ben filmi çok beğendim güzel ve izlenesi bir film olmuş siz de izleyin tavsiye ederim...Düşüncelerinizi yorum olarak yazarsanız mutlu olurum 😊
 Görüşmek üzere...👋

19 Mart 2019 Salı

C# switch case kullanımı ve örnek uygulamalar

    
     Herkese merhaba yine bir kodlama yazısıyla karşınızdayım bugünkü konumuz kontrol yapılarından biri olan switch case... 
switch case, kodlama,C#

    Tıpkı if else if mantığında olduğu gibi switch case de aslında bir karar mekanizması olarak programlamada kullanılmaktadır. Herhangi bir durumun sonucunun birçok ihtimali için yazılan koddur. İf yapısını (if yapısı ne diyenleri şöyle alabilirim 🙂) anlayan birinin rahatlıkla kavrayacağı konulardan biri de switch case’dir. 
Kodlama en iyi uygulayarak anlaşıldığından örneklerle devam ederek bu konuyu kafamızda netleştirebiliriz. O zaman gelsin örnekler...👇👇👇 
Not: Kodlar Visual Studio ortamında Console application olarak test edilmiştir.




Örnek 1: Girilen iki sayı için dört işlem yapan kodu switch case yapısı kullanarak yazalım.

            Console.WriteLine("Toplama için + , çıkarma için -,bölme için / çarpma için *,mod alma işlemi için % yazınız.");         
            char islem = Convert.ToChar(Console.ReadLine());
            int sayi1 = 0;
            int sayi2 = 0;
            int sonuc = 0;
           

   if (islem == '+' || islem == '-' || islem == '*' || islem == '/' || islem == '%')
            {
                Console.WriteLine("1.sayıyı giriniz:");
                sayi1 = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
                Console.WriteLine("2.sayıyı giriniz:");
                sayi2 = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());

                switch (islem)
                {
                    case '+': sonuc = sayi1 + sayi2;
                        Console.WriteLine("İşlem sonucu: " + sonuc);
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case '-': sonuc = sayi1 - sayi2;
                        Console.WriteLine("İşlem sonucu: " + sonuc);
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case '*': sonuc = sayi1 * sayi2;
                        Console.WriteLine("İşlem sonucu: " + sonuc);
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case '/': sonuc = sayi1 / sayi2;
                        Console.WriteLine("İşlem sonucu: " + sonuc);
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case '%': sonuc = sayi1 % sayi2;
                        Console.WriteLine("İşlem sonucu: " + sonuc);
                        break;

                    default: Console.WriteLine("Hatalı giriş..");
                        Console.ReadKey();
                        break;

                }

            }

               else
              {
                Console.WriteLine("Hatalı giriş..");
                Console.ReadKey();
           
              }
    


        }

Örnek 2: Ders programına göre ayarlanmış düzende kaçıncı saatte hangi dersin olduğunu bulan kodu switch case kullanarak bulalım.

            Console.WriteLine("Kaçıncı ders saatindeki dersi öğrenmek istiyorsunuz, sayı giriniz: ");         
            int us = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());

                switch (us)
                {
                    case 1:
                        Console.WriteLine("Matematik");
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case 2:
                        Console.WriteLine("Fizik");
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case 3:
                       Console.WriteLine("Matematik");
                       Console.ReadKey();
                         break;

                    case 4:
                        Console.WriteLine("Programlama Temelleri");
                        Console.ReadKey();
                        break;

                    case 5:
                        Console.WriteLine("Kimya");
                        break;
                       
                    case 6:
                        Console.WriteLine("Beden Eğitimi");
                        break;

                    default: Console.WriteLine("Hatalı giriş..");
                        Console.ReadKey();
                        break;

                }

     Kodlama konusunda bildiklerimi temel seviyeden başlayarak anlatıyorum yeni öğrenen biri için ortadan başlamış olmamak adına. Bundan dolayı da belirli bir sırayı takip ederek yazı paylaşıyorum. sorularınız varsa eğer yorum olarak yazabilirsiniz. Switch case kullanımı ile alakalı faydalı bir yazı olabildiyse ne mutlu bana 😇